"Enter"a basıp içeriğe geçin

Gün: 8 Mart 2020

Cennet Kadınlarının Efendisi

İmran İbni Husayn (r.a.) bir defasında Rasûl-i Ekrem (s.a.v.) efendimizle birlikte Hz. Fatıma (r.anha)’yı ziyarete gitti. Efendimizin kızına tavsiyelerini dinledi. Yapılan nasihatları kendine yapılıyormuş gibi kabul etti. Bu duygu onu yüceltti. İlim ve ahlâkta örnek oldu. Ziyaretlerini kendisi şöyle anlatıyor:

Birgün Fahr-i Kâinat (s.a.v.) efendimiz bana:

“Ya İmran! Sen de bilirsin ki, biz seni çok severiz. Kızım Fâtıma rahatsızmış. Gelmek istersen beraber ziyaretine gidelim.” buyurdu. Ben de:

“Anam-babam sana fedâ olsun Ya Rasûlâllah!.. Canım kurban sana…” dedim.

Beraberce Hz. Fâtıma’nın evine geldik. Efendimiz kapıyı çaldı ve selâm verdi. Fatıma (r.anha) kapıyı açtı, selâmını aldı ve içeri buyur etti. Efendimiz

“Kızım, yanımda İmran İbni Husayn var” dedi. Hz. Fâtıma (r.anhâ) başının örtüsünü düzeltip içeri girmemize izin verdi. Ben Efendimizin arkasında oturdum. Resûl-i Ekrem (s.a.v.):

“Kızım nasılsın?” diye hatırını sordu. O da:

“Babacığım bu gece çok rahatsızdım, sabaha kadar uyuyamadım. Açlıktan da çok bitkinim.” dedi. Efendimiz’in gözleri yaşardı. Ona kendi durumundan bahsederek şöyle nasihat etti:

“Kızım! Sakın halinden şikâyet etme! Allah’a yemin ederim ki, üç gündür benim de mideme bir lokma ekmek girmedi. Rabbimden istesem beni doyuncaya kadar yedirir. Fakat geçici rızıkları, ebedî rızka fedâ ettim.” buyurdu. Sonra Hz. Fâtıma’nın omuzlarını tuttu ve:

“Müjdeler olsun ey Fâtıma! Sen Cennet kadınlarının efendisisin.” diyerek kızını teselli etti ve ona ebedî hayatı kazanmayı hedef gösterdi.

KABİR HASEB VE NESEB YERİ DEĞİLDİR. TIKLAYINIZ…

[the_ad id=”118″]


Yorum Bırak
%d blogcu bunu beğendi: