"Enter"a basıp içeriğe geçin

Gün: 25 Mart 2020

Yüzünüz Ak, Dualarınız Kabul Olsun İster misiniz?

SALÂT: Allah’tan rahmet, meleklerden istiğfâr, mü’minlerden duâ mânasına gelir.
Çok salavât-ı şerife okumak, okuyanın Peygamberi ile ünsiyet etmesine sebeptir. Kişinin Ümmeti Muhammetten olduğuna delâlet eder ve Efendimize (s.a.v.) yaklaşmaya vesîledir. O kimsede Peygamber sevgisi olduğunu gösterir. “Kişi sevdiğini çok anar.” Hadis-i şerifi buna delildir.
Efendimiz (s.a.v.) bir Hadis-i şeriflerinde şöyle buyuruyorlar.

“Ey İman edenler! Kıyametin korku ve dehşetinden kurtulanlar bana çok çok salât-u selâm getirenlerdir. Zîra Allah’u Teâlanın rahmeti ve meleklerin salât-u selâm getirmesi bana kâfîdir. Ancak Allah’u Teâla sevap vermek için mü’minlere salât-u selâmı emretmiştir” Deylemi

Bu âyeti kerimede Efendimiz (s.a.v.)e salât-u selâm okumak emir olarak gelmiştir. İsmâil Hakkı Bursevî Hazretlerinin tefsir ve izâhına göre “ İnsanlar yemek içmek vb.dünyevî meşguliyetlere çok daldığından bundan oluşan kesâfeti İzâle etmek, kalplerini temizlemek için Efendimiz (s.a.v.) e salât-u selâm emredilmiştir.

Nitekim Sıddık-ı Ekber (r.a.) Hz.leri de :

“Rasülullah (s.a.v.)üzerine salavât-ı şerife getirmek, soğuk suyun ateşi söndürdüğü gibi günahlari yok eder.”(Ruhulbeyan C.7.Sh.224) buyurmuştur.

Sehl bin Abdullah Tüsterî (k.s.) bu âyet-i kerimede ki mühim bir noktaya dikkat çekerek şöyle buyurmuştur.
“Peygamberimiz Hz. Muhammet (s.a.v.) üzerine salavât-ı şerife getirmek ibâdetlerin efdalidir. Çünkü Cenâbı Hak Âyeti Celîle’de önce kendisinin sonra meleklerin salavât getirdiklerini zikretmiş ve mü’minlere de salavât getirmelerin emretmiştir. Diğer ibâdetler böyle değil… Cenâbı Hak kullarına emrettiği diğer ibadetlerin kendi Zât-ı İlâhî’si tarafından işlendiğini bildirmemiştir.” Ruhulbeyan C 7 Sh 224

Süfyan-ı Sevrî (r.a) anlatıyor:
“ Beyt-i Şerif’i (Kâbe’yi) tavaf ederken birini gördüm ; devamlı salât-u selâm okuyordu.
– Neden tesbih ve tehlîl ile meşgul olmuyorsun da devamlı salavât okuyorsun .Bir bildiğin mi var ? dedim. Bana:
– Alllah sana âfiyet versin. Sen kimsin? dedi. Kendimi bildirdim.
– Sen bu zamanın ulâmasından olmasaydın, sana bu sırrı söylemezdim, dedi ve ilâve etti:
– Babamla beraber Hac yolculuğuna çıkmıştık. Babam bir konakta hastalanıp öldü. Yüzü siyah bir hal aldı , gözleri dışarı fırladı, karnı şişti… Ben ağlayarak “Biz Allah içiniz ve hepimiz O’na döneceğiz” (S.Bakara 158) meâlindeki âyeti kerimeyi okudum ve “Babam gurbette şu acâip halde öldü.” dedim ve yüzüne bir perde çektim. O sırada üzerime bir ağırlık geldi ,uyumuşum. Rüyada güzellikte benzeri bulunmayan bir zat gördüm. Ondan güzel bir yüz, o kadar temiz bir elbise ve ondaki güzel kokudan daha güzel bir koku bilmem. O zât beni babamdan uzaklaştırdı, babamın yüzünden örtüyü kaldırdı ve yüzünü eliyle sığadı.Babamın yüzü bembeyaz oldu. Sonra karnını meshetti, karnı eski haline geldi. Sonra dönüp gitmek istedi. Önüne geçtim ve:

Efendim siz kimsiniz? Bu gurbet diyârında ölen babama rahmet olarak sizi gönderen kimdir? dedim. Buyurdu ki:
– Beni tanımadın mı? Ben, Muhammed Rasülullah’ım. Senin babanın çok günahı vardı. Lâkin benim üzerime çok salavât getirirdi. Getirmiş olduğu salavâtlar bana gelip, kendisine yardım etmemi istediler. Ben dünyada benim üzerime çok salavâat getirenlerin yardımcısıyım…” buyurdu. Uyandığımda gördüm ki, babamın yüzü ağarmış, karnının şişi inmiş ve babam eski haline dönmüştü. İşte ondan beri salavât-ı şerifeyi çok okurum,dedi” R.Beyan C 7 Sh.225


Okuduğumuz salavât-ı şerifeler duâ ve ibâdetlerin kabulüne sebeptir. Efendimiz (s.a.v.) buyuruyorlar ki :
“Bütün duâlar bana salavât getirinceye kadar muallakta kalır.” Beyhâkî

Yine Rasülüllah Efendimi (s.a.v) Buyurdular:

“ Hiçbir duâ yoktur ki Allah’ü Teâla ile arasında perde olmasın. Muhammed (a.s.)ve âli Muhammed üzerine salavât getirilirse perdeler kalkar ve duâ icâbet makamına ulaşır. Salavât getirilmezse o duâ geri döner.” Ruhulbeyan C.7 Sh.230

Burada anlamamız gereken bir incelik vardır. Bizlerin günahkâr ağızlarımızla yaptığımız dua ve ibâdetlerimiz Cenâbı Hakkın huzuruna arz edilmeye lâyık değildir. Ancak Allah’ımızın sevgilisi olan Efendimiz (s.a.v.) in adıyla ,onun eliyle gittiği zaman onun hürmetine Cenâbı Hakkın muhabbeti ve rahmeti zuhur eder ve kabule şâyan olur. Dikkat edilirse, namazın sonunda tehıyyâtta “Esselâmü alyke eyyühennebiyyü” diyerek Efendimiz (s.a.v.)’e selâm veriyoruz. Tahiyyâttan sonra tekrar “salli barik” okuyoruz. Namazların farzı veya son sünneti tamamlanınca müezzin “Alâ Rasûlünâ salavât” diyerek bizleri savalavât-ı şerifeye teşvik ediyor. Cuma hutbelerinin başında sonunda ve daha pek çok ibâdetlerimizde salavât-ı şerife okumaktayız.

Şa’bânı şerif Efendimiz (s.a.v)’in ayı olduğu için bu ayda salavâtı şerife çok okunmalı; ancak bu, senenin diğer zamanlarında da devam etmelidir.
Hususiyetle Cuma günleri Efendimiz (s.a.v.)’e mahsus bir gün olduğu için o günde salavâtı şerife okumanın fazileti hakkında ki bir çok Hadisi şerifeden bir tanesini alarak bu mevzuu noktalıyoruz.
Efendimiz (s.a.v.) buyuruyorlar ki :
“Günlerinizin en fâziletlisi Cuma günüdür. O gün (Hz.) Âdem yaratıldı. Kıyâmet o günde kopar. Cuma günü bana fazla salavât getiriniz. Zîra salavâtlarınız bana arz olunur.”(Ve kıyâmetin dehşetinden,kurtuluşa sebeb olur.) Büyük Salavâtı-ı Şerifeler ve Kerâmetleri  Sh. 20.

Bizde son olarak Salavât-ı Şerifin en küçüğünü okuyalım.

اللّٰهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ

Allahümme Salli ale Muhammedin ve ale eli Muhammed.


SALEVÂT-I ŞERÎFE MÎZÂNI AĞIRLAŞTIRIR.

Salevât-ı Şerife Okumanın Fazileti

SALAVAT-I ŞERİFE GETİRMENİN FAYDALARI

SALEVÂT-I ŞERÎFE’NİN FAZÎLETİ

SALEVÂT-I ŞERÎFE MÎZÂNI AĞIRLAŞTIRIR

Ashâb-ı Kirâmın Gıpta Ettiği Genç

“Bizim Selim’e söyle”

Salavatı Şerife Okumanın Fazileti Hakkında Hikaye

RESÛLULLÂH’A ‘(S.A.V.) SALEVÂT OKUMANIN FAZİLETİ

ÂLEMDE EN BÜYÜK VE EN ŞEREFLİ DOĞUM

 

 

Yorum Bırak
%d blogcu bunu beğendi: