"Enter"a basıp içeriğe geçin

Aylar: Haziran 2020

“Eğer güvenilir olsalardı,……”

“Moğol askeri Buhara’yı kuşattığında, uzun süre şehri teslim alamadı. Cengiz Han, Buhara halkına haber gönderdi:

-Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacak, ama bize direnenlere asla eman verilmeyecek.

Müslümanlar iki grup oldu:

-Bir grup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak da gazi olur, şerefimizle yaşarız deyip silâh kuşandılar.

-Diğer grup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, Silah ve asker olarak onlardan az halimiz var, gücümüz onlara yetmez diyerek teslim oldular.

Cengiz Han, teslim olanlara; “Direnenlere karşı bize yardımcı olun, gâlip geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım” vaadinde bulundu.

İki Müslüman grup savaşmaya başladı. Moğolların da yardımı ile teslim olanlar galip geldi.

Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarını toplattı ve kafalarını kestirdikten sonra o meşhur sözünü söyledi:

-“Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da aynısını bize yapar.”

Kaynak: Ders veren hikayeler – Ahmet Turan

Yorum Bırak

Kur’an-ı Kerimden Dualar 22

Kur’an-ı Kerimdeki Diğer Dualar için tıklayınız…

Dûa Etmek, Duaların Karşılığı

Yorum Bırak

Kur’an-ı Kerimden Dualar 21

Kur’an-ı Kerimdeki Diğer Dualar için tıklayınız…

Hz.Hüseyin(r.a) Efendimiz için yas tutmak, üzülmek doğru mudur?

 

Yorum Bırak

Kur’an-ı Kerimden Dualar 20

Kur’an-ı Kerimdeki Diğer Dualar için tıklayınız…

Yorum Bırak

Cennete, mümin olandan başkası giremez

Ebû Hüreyre (r.a.) şöyle anlattı: “Hayber Gazası’na hazırlandığımız sırada Resûlullah (sallallâhü aleyhi ve sellem) Hazretleri, Müslüman geçinenlerden birisine işâret buyurarak “Şu kişi cehennem ehlindendir.” dediler.

Harp esnasında o kişinin gayretini ve şiddetli cenk ederek yaralandığını gören Ashâb-ı Kirâm’dan bazıları: “Böyle çalışan kimse ehl-i cehennem olur mu?” diye şüpheye düşeyazdılar. Neticede o kimse, yaralarının acısına sabretmeyip tirkeşinden (ok çantasından) bir ok çıkarıp kendisine sapladı ve intihâr etti. Müslümanlar bu hâli görünce Resûlullah Efendimize (s.a.v.) varıp:

“Yâ Resûlallâh! Hak Teâlâ Hazretleri senin sözünü doğru çıkardı. O kimse canına kıydı.” dediler. Sonra Peygamberimiz (s.a.v.) Hazretleri, birine:

“Kalk, ya filân! Halka bildir ki; cennete, mümin olandan başkası giremez. Hak Sübhânehû ve Teâlâ Hazretleri hakîkaten bu İslam dînini fâsık ve fâcir kimse ile de kuvvetlendirir.” buyurdu. Murâd-ı şerîfleri şudur ki:

Cennete girmeye, gerçek mümin olanlar lâyıktır. Mümin olmayanı İslâm uğrunda çalışmaz zannetmeyin. Bu din öyle bir dindir ki, Hak Celle ve Alâ Hazretleri bunu kuvvetlendirmek için fâcirleri bile kullanır.

Resûlullah (s.a.v.) Hazretleri şöyle buyurmuşlardır ki: “Hakîkaten kişi, başkalarına karşı cennet ehlinin amelini işler, hâlbuki kendisi cehennem ehlindendir. Ve gerçekten kişi başkalarına karşı cehennem ehlinin amelini işler, hâlbuki kendisi cennet ehlindendir.”

Diğer bir hadîs-i şerifte şöyle buyurulmuştur: “Allâhü Teâlâ, sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o, sizin kalplerinize ve amellerinize bakar.”

Velhasıl, Hak Teâlâ Hazretlerinin nazarı, kullarının kalplerine ve niyetlerinedir; niyetteki ihlâsadır. Yoksa Allâhü Teâlâ zengindir. Hiç kimsenin ameline ihtiyacı yoktur. Bütün ibâdetlerin faydası yine kullara aittir.

/ FAZİLET TAKVİMİ 28 Haziran 2020, Pazar

Yorum Bırak

Kur’an-ı Kerimden Dualar 19

Kur’an-ı Kerimdeki Diğer Dualar için tıklayınız…

Yorum Bırak

Kur’an-ı Kerimden Dualar 18

Kur’an-ı Kerimdeki Diğer Dualar için tıklayınız…

1 Yorum

Kur’an-ı Kerimden Dualar 17

Kur’an-ı Kerimdeki Diğer Dualar için tıklayınız…

Yorum Bırak

Kur’an-ı Kerimden Dualar 16

Kur’an-ı Kerimdeki Diğer Dualar için tıklayınız

Yorum Bırak

“Ben kimim ki…”

Sultan Abdülmecîd Han zamanında, Mescid-i Nebevî ve Ravza-i Mutahhara’ya, on sene süren, etraflı bir tamirat yapıldı. Bu vesîle ile İstanbul’dan gayet kıymetli levhalar, avizeler, kitaplar, eşsiz güzellikte bazı hediyeler ve nefis dokumalar gönderilmişti.

Sultan Abdülmecîd Han’ın gözü, bu eşyâ arasından bir levhaya tesâdüf etti. Levhada, “Şâh-ı şâhân-ı cihân Abdülmecîd” yazılı idi ki “Dünya sultanlar sultanı Abdülmecîd” demektir.

Sultan, “Ben kimim ki Nebîler Sultânı’nın makâmında böyle bir vasıfla yâd olunayım” deyip derhal yerine irticâlen o vezin ve kâfiyede söylemiş olduğu “Çâker-i Fahr-i Rusûl Abdülmecîd” mısrasının yazılmasını emretti ki “Bütün peygamberlerin iftihâr ettiği Resûlullâh’ın kölesi” demek olur.

***

Yüzünüz Ak, Dualarınız Kabul Olsun İster misiniz?

Yorum Bırak
%d blogcu bunu beğendi: