"Enter"a basıp içeriğe geçin

Gün: 3 Ocak 2021

ALLÂH’A HAKKI İLE ŞÜKÜR NASIL OLUR?

İmâm-ı Rabbânî (k.s.) Hazretleri, Mirzâ Dârâb bin Hân-ı Hânân’a yazdığı bir mektubunda şöyle buyurmuştur:

“Allâhü Teâlâ size yardım etsin ve sizi kuvvetlendirsin. Malumunuz olsun ki; kendisine nimet ihsan edilen kişinin, nimeti veren Allâhü Teâlâ’ya şükretmesi aklen ve dînen vaciptir. Şükrün, gelen nimetin miktarınca vacip olduğu da malumdur. O hâlde ihsan edilen nimet ne kadar çok olursa nimete şükrün vacipliği de o kadar fazla olur. Binâenaleyh zengin ve varlıklı kimselerin, zenginliklerine göre fakirlerden kat kat fazla şükretmeleri icap eder. İşte bunun için hadîs-i şerîfte: “Bu ümmetin fakirleri, zenginlerinden beş yüz sene evvel cennete girerler.” buyurulmuştur.

Nimetleri veren Allâhü Teâlâ’ya şükür;

Evvela itikâdı, Fırka-i Nâciye (Kurtuluşa eren fırka) olan Ehl-i Sünnet ve’l-Cemâat’in görüşlerine uygun olarak düzeltmek ile olur.

İkincisi, Ehl-i Sünnet ve’l-Cemâat’in müctehidlerinin beyanına (yani dört mezhepten birine) uygun olarak, dinin amele ait hükümlerini yerine getirmek ile olur.

Üçüncüsü de bu Fırka-i Nâciye’den olan tasavvuf büyüklerinin (yoluna girip onların) usûlüne mutâbık olarak tasfiye (kalbi, manevî kirlerden arındırmak) ve tezkiye (nefs-i emmâreyi ıslah etmeye çalışmak) ile olur.” (Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî, c. 1, m. 71)

***

ÂFİYET NEDİR?

Yorum Bırak
%d blogcu bunu beğendi: