"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kategori: İbretlik Hikayeler

IŞIĞI ÖNÜNE AL…

Çok zengin, fakat bir o kadar da cimri bir adam, bir gece oğlu ile evinin bahçesinde oturuyorlardı.

Bir ara oğluna;

“Oğlum artık yaşlandım, üstelik hastayım, eğer ben ölürsem sana vasiyetim, malımın üçte birini ayır, fakirlere ver” dedi.
Oğlu da;

“Baba ne güzel düşünmüşsün. Bunu sonraya niçin bırakıyorsun, sen kendin versen daha iyi olmaz mı?” dedi.
Babası:

“Oğlum benim elim varmıyor vermeye, yapamam. Bir kuruş vereceğim zaman sanki canım çıkıyor. Ama ben öldükten sonra sen verirsin” dedi.
Sonra eve gitmek içi kalktılar.Oğlu feneri getirdi ve babasının arkasında yürümeye başladı. Işık babasına arkadan geldiği için adamın sırtına isabet ediyor ve önüne gölge yapıyordu.

Babası;

“Oğlum önüme geç, ışığı önüme tut” dese de, oğlu ısrarla babasının arkasından yürüdü ve ışık sırtına geldi.
Derken yaşlı adam önünü göremeyip yere düştü.
Oğlu, babasını yerden kaldırırken;

“Özür dilerim baba, fakat şunu öğrenmeni istedim: insan ışığı arkasına alırsa kendi gölgesi önüne düşer, önünü göremez. Fakat ışık önden gider, insan onu takip ederse, önü aydınlanır, rahat eder.
İşte bunun gibi sende salih amelleri, hayır ve hasenatını önden gönderirsen, ahirette faydası daha çok olur.”

Kendinden sonraya kalan hayr ile önde gönderilen hayr hiç aynı olurmu.?

Bak Kûr’ân-ı Kerim’de Allahü Teala ne buyuruyor;

Birinize ölüm gelip de: “Rabbim, beni yakın bir süreye kadar erteleseydin de sadaka verip iyilerden olsaydım!” demesinden önce, size verdiğimiz rızıktan (Allah) için harcayın.”

Mûnâfikûn sûresi 10.Ayet

Yorum Bırak

Ölüm Meleği Gelince Padişahın Hali

Vehb bin Münebbih (Rahmetullahi aleyh) şöyle diyor:

“Padişahlardan biri bir yere gitmek istedi. Giymek için bir kat elbise istedi. Getirilen elbise hoşuna gitmedi. Başka bir elbise istedi. Birkaç elbise değiştirildikten sonra, biri hoşuna gitti. Sonra bir binek istedi. Kendisine getirilen binek hoşuna gitmedi. Birkaç binek getirildi ve en güzelini seçip bindi. İblis gelip burnuna bir defa üfürüp onu gurur ve kibirle doldurdu. Sonra o süvarilerle beraber yola çıktı. Azametinden insanlara bakmıyordu. Bu esnada üstü başı pejmürde biri gelip selâm verdi. Gelenin selâmını almadı. Gelen, bineğinin dizgininden tuttu. Sultan ona:

  • Sen büyük bir kabahat işledin. Dizgini bırak!` diye haykırdı. Gelen:

  • Senden bir dileğim vardır` dedi. Sultan:

  • Atımın dizginini bırak da ineyim. İhtiyacını o zaman arz et!` dedi. Gelen:

  • Hayır! Şimdi!` diye ısrar etti ve böylece atının dizginini bırakmadı. Naçar olarak adama:

  • İhtiyacını söyle!` dedi. Adam:

  • Benim ihtiyacım sırdır` dedi. Bunun üzerine sultan, kulağına fısıldaması için başını eğdi. Atın dizginini tutan zat, sultanın kulağına:

  • Ben ölüm meleğiyim!` dedi. Bunun üzerine sultanın beti benzi attı. Dili peltekleşti. Sonra dedi ki:

  • Aileme dönüp, ihtiyacımı yerine getirinceye ve onlardan hatır isteyinceye kadar bana mühlet ver!

  • Hayır! Allah`a yemin ederim! Sen ne aile efradını ve ne de ağırlığını artık bir daha görmeyeceksin!

Böylece onun ruhunu kabzetti. Sultan bir odun gibi yere yuvarlandı. Sonra melekül mevt gidip o halde mümin bir kula rastladı. Ölüme hazırlanan mü`mine selâm verdi ve dedi ki:

  • Senin katında bir ihtiyacım vardır. Kulağına onu fısıldayayım!` Hasta:

  • Buyurun!` deyince kulağına:

  • Ben ölüm meleğiyim!` diye fısıldadı. Bunun üzerine müslüman hasta dedi ki:

  • Gelmesi geciken bir kimseye merhaba! Allah`a yemin olsun, yeryüzünde senden daha daha fazla kavuşmak istediğim bir kimse yoktur! Bunun üzerine, ölüm meleği:

  • Yapmak istediğin ihtiyacını gör” deyince, o müminAllah ile mülâki olmaktan daha sevimli ve ondan daha büyük bir ihtiyacım yoktur` dedi. Ölüm meleği dedi ki:

  • O halde hangi hâl üzerinde ruhunu kabzetmemi istiyorsan o hali seç!

  • Senin buna yetkin var mı?

  • Bana bu emir verilmiştir!

  • O halde bırak abdest alayım, namaz kılayım, secdede olduğum halde ruhumu kabzet!

Bunun üzerine, ölüm meleği, secde halinde onun ruhunu kabzetti.

Kaynak : https://havassite.files.wordpress.com/2018/10/imam-gazali-kimya-i-saadet.pdf

KİMYA-YI SAADET Sayfa : 807(Bedir Yayınevi)


MÜMİN ÖLÜMÜN ACISINI NEDEN HİSSETMEZ?

Şişmanlığın İlâcı

Ey ÖLÜM!

BİR ÖLÜNÜN SON ANLARI

İNSAN ÖMRÜ

SADAKA ÖMRÜ UZATIR, BELAYI DEFEDER

Ölüm

Ecelden kaçarken, eceline koşmak.

MEZARLIKTA SEVAP PAYLAŞIMI

Azraille Arkadaş

Ölümü nasıl geciktirildi?

Sessiz çığlık: ÖLÜM

Yorum Bırak

DÜNYA SEVGİSİNİN NETİCESİ

 

“Dünya, içerisinde âhiret azığını hazırlayıp Rabb’ini râzı eden kimse için ne güzel bir ev, âhiretinden uzaklaşıp Rabb’inin rızasından mahrum kalan kimse için de ne kötü bir evdir.” (Hadîs-i Şerîf, Hâkim, el-Müstedrek)

Hz. İsa, bir adam ile birlikte bir nehir kenarına geldiler, yemek için oturdular. Yanlarında üç parça ekmek vardı. Birini Hz. Îsâ, diğerini adam yedi. Hz. İsa su içmek için nehir kenarına gidip geldiğinde kalan ekmeği göremedi. Ekmeğe ne olduğunu sorunca, adam -bilmiyorum- dedi.

Yollarına devam ettiler. Hz. Îsâ’dan iki mucize zuhur etti. Her seferinde adama “Sana bu mûcizeleri gösteren Allah için -ekmeğe ne oldu-” diye sordu, o da bilmiyorum dedi.

Sonra bir düzlüğe geldiler. Hz. Îsâ biraz kum ve toprak alıp “Allâh’ın izniyle altın ol” dediği gibi altın oldu. Altını üçe taksim etti ve: Biri senin, biri benim ve diğeri de ekmeği alanındır, deyince, onu da ben aldım, dedi. Hz. Îsâ altının hepsini yalan söyleyen adama bırakıp ondan ayrıldı.

Bu sırada iki kişi gelerek altını gördüler, almak istediler. Adam, onlardan emin olmak için, gelin bunu üçe taksim edelim, dedi, razı oldular. Sonra içlerinden birini yiyecek almak için şehre gönderdiler. Şehre giden adam altına tama’ edip aldığı yiyeceğe zehir karıştırdı. Kalanlar da altın için geleni tuzağa düşürüp öldürdüler, sonra getirdiği yemeği yediler, öldüler. Altın meydanda, o üç ölü de etrafında kaldı.

Bir vakit sonra Hz. İsa oradan geçerken yanındakilere olanları bildirip: “İşte dünya böyledir, ehline böyle yapar, ondan sakınınız.” buyurdu.

Kaynak : Fazilet Takvimi 11/03/2013

DÜNYA İLE İLGİLİ HADİS-İ ŞERİFLER TIKLAYINIZ…

TAKDİR OLUNAN TIKLAYINIZ…

ZARAR AHİRETE YÖNELDİĞİ ZAMAN DÜNYAYA UĞRAMAZ TIKLAYINIZ…

DÜNYA HAKKINDA HİKAYE TIKLAYINIZ…

DÜNYA SEVGİSİNİN AKİBETİ: AZ TAMAH ÇOK ZİYAN HİKAYE TIKLAYINIZ…

:) DÜNYANIN DENGESİ TIKLAYINIZ…  :)

:) DÜNYA KAÇ ARŞIN? TIKLAYINIZ…  :)

Allahü Teala dünyayı yeniden yaratmış olsaydı, nasıl olmasını arzu ederdiniz? tıklayınız…

Yorum Bırak

BAHÇIVAN VE PADİŞAH

ASLUHU NESLUHU

  • Birgün sultan, bahçıvanın yanına uğrayıp kendisine hediye edilen tayı sorar.
  • Bahçıvan efendi! nasıl bizim tay?
  • Asluhu nesluhu, sultanım.
  • Nesi var?
  • Sultanım, asil bir tayın sırtına sinek, böcek konduğunda bunları kuyruğuyla kovalar; ancak bizim tay, adeta bir inek gibi kafasını çevirip ağzıyla sinekleri kovalıyor.
  • Sultan, bunun nedenini öğrenmek için tayı hediye eden adamı çağırtır ve tayın bu davranışının sebebi hakkında bilgi ister. Tayı hediye eden adam der ki:
  • Sultanım, bizim tay doğduktan hemen sonra annesi öldüğü için onu, ineğe emzirttik.
  • Böylece meselenin sırrı çözülmüş olur ve sultan adamlarına emreder: “Verin bahçıvana fazladan bir kap yemek!”

  • Başka bir zaman sultana, güzel görünüşlü iri bir hindi hediye edilir. Bir müddet sonra sultan bahçıvanın yanına varır ve hindiyi sorar.
  • Asluhu nesluhu, sultanım.
  • Bahçıvan efendi, bunun neyi var?
  • Sultanım, asil olan bir hindi öteceği zaman kabarır, ibiği masmavi olunca başlar ötmeğe. Bizim hindi iyice kabarıyor, ibiği masmavi olup tam öteceği zaman kafasını suya daldırıyor. Galiba bunun da soyunda bir bozukluk var.
  • Sultan, işin aslını öğrenmek için hindiyi hediye eden kişiyi çağırtır. O kişi, hindinin yumurtasını ördeğin altına koyduklarını ve hindinin, ördek yavrularıyla birlikte büyüdüğünü anlatır. Bu meselenin de sırrı böylece anlaşılmış olur. Ve padişah emreder: “Verin bahçıvana fazladan bir kap yemek”.

  • Sultan, güzel bir günün sabahında bahçede yalnız başına dolaşırken bahçıvan gözüne ilişir ve ona doğru yaklaşarak;
  • Bahçıvan efendi, bende de bir sıkıntı var mı? Der.
  • Asluhu nesluhu, efendim.
  • Bende de mi? Der ve hemen son demlerini yaşayan annesine koşar.
  • Anneciğim, inan sana kırılıp küsmem, kızmam da. Bende bir sıkıntı var mı?
  • Annesi durur, sıkıla sıkıla başlar anlatmaya:
  • Oğul, babanla evlendiğimizde baban çok yaşlıydı, ben daha 15-16 yaşlannda genç, güzel bir kızdım. Gençliğimin duygularına kapılıp bir hata ettim. Sen bizim sarayın aşçısının oğlusun.
  • Hakikati öğrenen sultan, bahçıvana seslenir:
  • Ey olayların perde arkasından bizlere sırlar sunan değerli insan! tay ve hindinin durumlarına vakıf oldun, anladık da; benim durumumu nasıl anladın? bu nasıl bir bilgeliktir? söyle bana.
  • Ey yüce sultan, bunu anlamaktan daha kolay ne var? Benim bildiğim sultanlar, ödül verirken verin bir kese altın! der. Sen ise, verin fazladan bir kap yemek diyorsun.
  • Sultan adamlarına seslenir:
  • Verin bahçıvana fazladan bir kap yemek!
  • Asalet önemlidir efendim. Nesiller aslına çeker. “Asil azmaz, bal kokmaz; kokarsa yağ kokar.” demiş atalarımız.

Yorum Bırak

“Eğer güvenilir olsalardı,……”

“Moğol askeri Buhara’yı kuşattığında, uzun süre şehri teslim alamadı. Cengiz Han, Buhara halkına haber gönderdi:

-Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacak, ama bize direnenlere asla eman verilmeyecek.

Müslümanlar iki grup oldu:

-Bir grup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak da gazi olur, şerefimizle yaşarız deyip silâh kuşandılar.

-Diğer grup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, Silah ve asker olarak onlardan az halimiz var, gücümüz onlara yetmez diyerek teslim oldular.

Cengiz Han, teslim olanlara; “Direnenlere karşı bize yardımcı olun, gâlip geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım” vaadinde bulundu.

İki Müslüman grup savaşmaya başladı. Moğolların da yardımı ile teslim olanlar galip geldi.

Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarını toplattı ve kafalarını kestirdikten sonra o meşhur sözünü söyledi:

-“Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da aynısını bize yapar.”

Kaynak: Ders veren hikayeler – Ahmet Turan

Yorum Bırak
%d blogcu bunu beğendi: