"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kategori: Mübarek Gün ve Geceler

ÂŞÛRÂ GÜNÜNÜN FAZİLETİ

Maddi ve manevi yönden Rabbimizin ihsan ettiği çok bereketli günlerdeyiz.

Ayeti kerimede; hürmete layık aylar diye bahsedilen ve Allahımızın ayı olmakla şereflenen Muharrem-i şerifin 9.günü. Yarın ise 10 Muharrem, Aşure günü.

Aşure günü, tarih boyunca pek çok büyük hadiselere, büyük kurtuluşlara sahne olmuş; bundan sonra da olacağı haber verilmiş olan büyük bir gündür.

O gün Cenabı Hakkın, mümin kullarının dualarını kabul edip; sıkıntılardan, hastalıklardan, dertlerinden kurtardığı önemli bir gündür.

Bu günde meydana gelen bazı mühim hadiseler şöyle sıralanmaktadır:

-Yerlerin ve göklerin yaratılması, bu güne tekabül etmiştir.

Hz. Adem aleyhisselam’ın yıllar süren tövbesinin kabulü,

Nuh Aleyhisselam’ın gemisinin karaya oturması               

İbrahim Aleyhisselam’ın dünyaya gelmesi ve ateşten kurtulması,

Eyüb Aleyhisselam’ın yıllar süren hastalıklardan şifa bulması,

Yunus Aleyhisselam’ın  balığın karnından kurtulması,

Musa Aleyhisselamın Firavunun şerrinden kurtulması,

Süleyman Aleyhisselam’a saltanat verilmesi,

Hz. Hüseyin efendimizin  şehadet şerbetini içip, Cemal-i İlahi’ye kavuşması.                                                                                                                     

Ve kıyametin kopması da Aşurenin Cumaya rastladığı bir günde olacaktır.

İşte bu gibi hususiyetlerinden dolayı, Resulullah  Efendimiz (sav);

“Âşüre gününün faziletine kavuşmaya çalışınız! Çünkü o, Allah’u Teâlanın günler arasında seçtiği mübarek bir gündür.” buyurmuş, bu günün bereketinden daha çok istifade edebilmemiz için bizlere de tavsiyelerde bulunmuştur.

Bunlardan bazılarını şunlardır:

1-Oruç tutmak: Peygamberimiz (s.a.v.) Aşure günün orucunu ısrarla tavsiye etmiş, ancak bu günde Yahudiler de oruç tuttuğundan, okuduğum hadisi şerifte; ”Yahudilere muhalefet için 9’ncu günü veya 11’nci günü ile beraber tutun.” buyurmuştur. (Hadîs-i Şerîf, Sahîh-i İbn-i Huzeyme)

( Diğer hadis-i şeriflerde ise  şöyle müjdelenir:  Aşüre günün orucu; Allah’a karşı hüsnü zannım odur ki bir önceki senede işlenen hataları örter” “O gün bir mü’mine iftar verene bütün müminleri doyurmuş gibi sevap verilir.(Tergıp C.2 Sh. 466)

 2- O gün eve ufak tefek erzak alınırsa, bir sene boyunca evde bereket olur:                Hadis-i şerifte şöyle müjdelenir:

“Kim ki kendinin ve ailesinin nafakasını Aşure günü geniş tutarsa, Canâb-ı Hak da senenin tamamında o kişinin rızkını genişletir.” (Ramûzül Ehâdis Sh 446/5568)

İslam büyükleri ; “Evde ihtiyaç olan birçok madde, bilhassa gıda maddeleri o gün alınınca evde bir sene boyunca eksikliği görülmez.” demişlerdir.

( Tabiinin büyüklerinden Süfyanı Sevri hz.de ; ”Biz bunu elli sene tatbik ettik rızık genişliğinden başka bir şey görmedik,”buyurmuştur.)

3- En az 10 Müslüman’a birer selâm veya bir Müslüman’a 10 selâm verilir: Hadisi şerifte şöyle müjdelenir:“Her kim aşure gününde Müslümanlardan 10 kişiye selâm verirse, O kişi bütün Müslümanlara selâm vermiş gibidir”(Şir’atül İslâm şerhi Sh. 217)

4-Akrabalar ziyaret edilir,sıla-i rahim yapılır, fakir fukara sevindirilir:

(Resulullah (sas) buyuruyorlar ki: “Kim Âşüre günü zerre miktarı sadaka verirse Canâb-ı Hakk ona “Uhut dağı” kadar sevap verir. Ve kıyamet günü o sevaplar mizanına konulur“.” O gün bir hastayı ziyaret eden bütün insanları ziyaret etmiş gibi olur.”)

5-O gün gusletmek çok faziletlidir: (“Âşure günü boy abdesti alan, o sene içinde ufak tefek hastalık görmeyeceği  ve aynı zamanda günahların affına vesile olacağı” Hadisi şerifte müjdelenmiştir.)

6- 10 def’a şu dua okunur: “Sübhanallahi mil’el mizan ve müntehel ilmi ve mebleğar’rıza ve zinetel arş” ( ”Mizanın dolusunca, ilminin sonsuzluğunca, Rıza-iİlahiye kavuşuncaya kadar ve arş-ı A’lanın ağırlığınca Allahı tesbih ederim” demektir.)                                                                                                        7 -Âşure gününe mahsus olmak üzere kuşluk vakti 2 rekat, Öğle ile ikindi arasında da 4 Rekat nafile namaz tavsiye edilir:

Bu namazların her rekatında, 1 Fatiha 50 İhlâs-ı Şerif okunur.                                                                                               

Allaha kulluk için geldiğimiz şu imtihan dünyasında ömür sermayemiz hızla tükeniyor. Mevla’mızın bizlere ikramı olan hususi zamanların  kıymetini bilelim. Bu günleri, başta farzlar  olmak üzere; ibadet, dua ve iltica ile dopdolu bir şekilde ihya edelim ve bereketlerine nail olmaya çalışalım..

Yorum Bırak

Hicri 1442. Yılımız Mübarek Olsun.(20 Ağustos 2020 Perşembe)

“Yâ Rabbî, bu seneyi bizden râzı olarak ayır.

Sâdır olan isyânımızı hasenâta tebdîl eyle.

Bizi mağfiret-i ilâhiyene, rızâyı ilâhîne ve hidâyet-i

ilâhine mazhar eyle. Yani açılacak amel defterimizi

rızâyı ilâhine muvâfık amel ile doldurmayı nasip eyle.

Bizi gadab-ı ilâhîne dûçâr edecek amellerden muhâfaza buyur” 


Hicri Yılbaşı ve Muharrem Ayı Tıklayınız…

MUHARREM AYI – AŞÛR GÜNÜ Tıklayınız…

Yorum Bırak

Hayırlı Bayramlar.

Mü’minlerin Ahiretteki Bayramları

Allah’ın emrine uyarak hareket edenler sadece dünyada değil âhirette de saadetli ve sevinçli günlere kavuşacaklardır: Mü’min, bu fani hayata veda ettiği gün âhiret bayramlarının ilkini kutlayacaktır. Kabre girerek Münker ve Nekir meleklerinin sorularını cevaplandırdığı, kıyamet gününde Allah’ın huzuruna gelerek dünyada yaptıklarının hesabını vermek sûretiyle mizan başında sevabının ağır geldiği, sırat köprüsünü geçerek cennete girdiği ve nihayet nimet ve lezzetlerin en büyüğü olan Allah’ın Cemalini görme bahtiyarlığına erdiği gün de onun bayram günleri olacaktır.

Yorum Bırak

BİN AYDAN HAYIRLI KADİR GECESİ

1  –  ÜMMET-İ MUHAMMED VE KADİR GECESİ

2  –  KADİR GECESİ’Nİ ARAMAK VE KADİR GECESİ’NİN FAZÎLETİ, KADİR GECESİ’NİN HUSÛSİYETLERİ

Yorum Bırak

RAHMET VE KUR’AN AYI RAMAZAN-I ŞERİF (24 NİSAN 2020 CUMA – 01 RAMAZAN 1441)

Efendimiz (s.a.v) Selmân-ı Pak (r.a) tarafından rivâyet edilen bir Hadis-i Şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır.
Rasülullah (s.a.v), Şâban ayının son günü bize bir hitâbede bulunarak şöyle buyurdu:

“Ey insanlar! Büyük ve mübârek bir ay sizi gölgelemiş bulunuyor. Öyle (feyizli) bir ay ki, içinde bin aydan daha hayırlı gece bulunmaktadır. Öyle bir ay ki, Allah onun orucunu farz; gecesinin (terâvihini) kılmayı da sünnet saydı. Kim hayırdan bir haslet ile (rızâ-i ilâhiye) yaklaşacak olursa, diğer aylar da bir farzı edâ etmiş gibi olur. Kim o (ay) da bir farz edâ ederse diğer başka ay da 70 farîza edâ etmiş gibi olur. O (ibâdette) sabır(ve sebat gösterme) ayıdır. Sabrın sevâbı ise cennettir. O, ihsan ayıdır. O, öyle bir aydır ki , içinde müminin rızkı artırılır. Kim o ayda bir oruçluya iftar ettirirse, günahları için mâğfiret ve ateşten kurtulması (nın vesilesi) olur. O (ziyâfet verdiği) kişinin ecrinden hiçbir şey noksanlaşmaksızın sevâbının bir mislide kendisine (verilmiş) olur.”
Eshâb-ı Kirâm (Aleyhimürrıdvân Zevil ihtirâm):

“Ey Allah’ın Rasülü hepimiz iftar(ziyâfet verecek) şeyi bulamıyoruz” dediler.
Rasülü Ekrem ve Nebiyyi Muhterem (S.A.V) Efendimiz:
“Allah, bu sevâbı bir tek hurma, bir yudum süt veya bir yudum su ile iftar ettirene de ihsan eder. Bu ayın evveli rahmet, ortası mâğfiret, sonu cehennem ateşinden kurtulmadır. Kim bu ay da hizmetçisinden (işi) hafifletecek olursa Allah onu afv ederek ateşten âzâd eder. O (ay) da dört hasleti çoğaltınız: iki haslet ile Rabbinizi hoşnut edersiniz.
Bunlar;
1-Allah’tan başka hiçbir ilâh bulunmadığına şâhitlik etmeniz (yani Kelime-i şehâdet okumak)
2- Allah’tan mâğfiret dilemenizdir.(Yani Estağfirullah yada Allahümme ya vâsiel mağfiratiğfirli okumak)
Diğer iki haslete gelince, ondan hiç biriniz müstâğni kalamazsınız.
Bunlar:
1-Allah’tan cennet istemeniz
2-Ateşten ona sığınmanızdır.(Rabbenâ âtina duâsı okumak gibi)
Kim bir oruçluya su içirirse, Allah’ta ona benim havuzumdan (kana kana) içirecektir. Artık o, cennete giresiye kadar asla susamayacaktır.”

Kaynak : Terğib C. 2 Sh.429


Ramazan-ı Şerif ve Oruç tıklayınız….

Kur’an-ı Kerimle İlgili Ayeti Kerimeler

KUR’AN-I KERİM İLE İLGİLİ HADİS-İ ŞERİFLER

Kur’an-ı Kerim Hakkında Hikaye : Kur’an Okuyan Âmâ

Kur’an-ı Kerim Okumanın Fazileti Hakkında Hikaye

 

Yorum Bırak

Rahmet Ayı Ramazan-ı Şerif(24 Nisan 2020-01 Ramazan 1441)

Ramazan-ı Şerif ve Oruç Risalesi için tıklayınız…

Yorum Bırak

BERÂET GECESİ(07 Nisan 2020 Salı Akşamı)

Cenâb-ı Hakk zamanı yarattığı vakit  onu dilimlere, bölümlere ayırmış; yani senelere, seneleri aylara, ayları haftalara, haftaları günlere, günleri de saat ve dakîkalara taksîm etmiştir.

Bu kısımlardan bazısını da bazısından daha üstün kılmış ve onu kullarına rahmet ve mağfiret vesilesi yapmıştır.

Işte bu müstesnâ ve üstün vasıflarla çok özel hâle gelmiş olan vakitlerden birisi de “Şa’bân-ı Şerîf”in  onbeşinci gecesi yani “Berâet Gecesi”dir.

Berât kelimesi, Berâet’in kısaltılmışı olup, kullanıldığı yerler borçtan, isnad  edilen suçtan kurtulmak manâsına gelmektedir.

Ayrıca, Devlet tarafından vazîfelilere verilen ferman ve ödenilen vergi karşılığında mükelleflere verilen makbuz manâsını da taşır.

Mübarek Ramazan- Şerif ayına adım adım yaklaşmaktayız.

07 Nisan 2020 Salı Akşamı, en büyük gecelerden biri olan Berat kandilini idrak edeceğiz.

Duhan suresinin ilk ayetlerinde yüce Mevla’mız bu şöyle buyuruyor:

“Ha Mim (Helal ve Haram hükümleri) açıkça bildiren (bu) kitaba yemin olsun ki, hakikat biz o Kuranı mübarek bir gecede indirdik. Elbette biz insanları uyarmaktayız. O öyle bir gecedir ki her hikmetli iş bizim tarafımızdan  sadır olan bir emirle o gecede ayrılır.”                               

Ayeti Kerimeden de anlaşıldığı üzere bu gece mübarek, yani çok bereketli  bir gecedir.Onun bu bereketinin birinci sebebi Kuranı Kerimin bu gecede indirilmiş olmasıdır.Bu ayeti kerimelerin tefsirinden öğrendiğimize göre; Kuranı Kerimin indirilmesinde iki safha vardır. Birinci safha, Levh-i mahfuz’ dan dünya semasında bir makama topluca inmesidir. Bu, Berat gecesinde olmuştur.İkinci safha ise oradan Sevgili peygamberimize inmeye başlamasıdır ki bu da kadir gecesinde vaki olmuştur. Onun için bu gece ile kadir gecesi arasında sıkı bir münasebet vardır.

Bu gecenin diğer bir hususiyeti de hikmetli bütün işlerin bu gece karara bağlanmasıdır: Bir senelik doğum, ölüm rızık, kader vb. hususlar bu gece karara bağlanır. Kime ne kadar rızık verilecek, kim fakirleşecek, kim zenginleşecekse bunlar tayin edilip tatbikat için Mikail (AS)a;

Harp, Zelzele gibi umumi felaketlerle ilgili kararlar Cebrail (AS)’a;

kimin hangi ibadet ve taatte muvaffak olacağı ile ilgili karar, dünya semasında vazifeli İsmail adlı bir meleğe verilir.

O sene içinde öleceklerin listesi de Azrail (AS)’a  bu gece verilir.

Hadis-i Şerifte şöyle müjdelenir:

Allahü Teâlâ, Şaban ayının 15. gecesinde rahmetiyle tecelli ederek, herkesi affeder. Ancak  kendisine şirk koşan ve Müslüman kardeşine kin güdenler hariç.” (İbni Mace)

Böylesi önemli ve mübarek bir geceyi hiç birimiz gafletle geçiremeyiz.

İşlerimizi hafif tutup; O gece erkenden camilere koşmalı, namazları Cemaatle eda etmeli,vaaz ve nasihatlerin manevi ikliminde kalplerimiz yumuşamalı, tesbih namazları ile günahlardan istiğfar etmelidir.

Ayrıca bu gece kılınması ısrarla tavsiye olunan ve adına “hayır namazı” denen 100 rekatlık namazı da kılmaya çalışmalıdır.

  (Her rekatta Fatiha’dan sonra 10 İhlas-ı şerif okunan ve iki rekatta bir selam verilerek kılınan bu namaz hakkında Efendimiz (s.a.v.)şöyle  buyurdular:                                                                                                      

  “Her kim bu (berat) gece(sinde) yüz rek’at namaz kılarsa, Allâhü Teâlâ ona yüz melek gönderir. Bunlardan otuzu ona cenneti müjdeler, otuzu cehennem azâbından emniyette olduğunu söyler, otuzu da dünyâ âfetlerini ondan geri çevirir. On melek de o kimseyi şeytanın tuzaklarından muhâfaza eder.” )

(Ruhul Beyan C.8 Sh.403)

Bu büyük  gecenin fazileti ile  alakalı bazı hadis- şerif mealleri aşağıdadır. Resulullah Efendimiz(sas)buyuruyorlar ki:

“ Dört gecenin gündüzü de gecesi gibi faziletlidir. Allahü teâlâ, o günlerde dua edenin isteğini geri çevirmez, onları mağfiret eder ve onlar bu günlerde bol ihsana nail olurlar. Bunlar: Kadir gecesi, Arefe gecesi, Berat gecesi, Cuma gecesi ve gündüzleridir.”(Deylemi)

“Şabanın 15.gecesi ibadet ediniz, gündüzünde oruç tutunuz.Çünkü Cenab-ı Hak, güneşin batması ile Dünya semasına Rahmeti ile tecelli eder de şöyle buyurur: Bir mağfiret dileyen yok mu onu bağışlayayım, rızık isteyen yok mu vereyim,bir dertli yok mu afiyet vereyim.Bu davet tan yeri ağarana kadar devam eder…”(İbni Mace)

Kandilin gündüzü(oruç tutulacak gün): 08 Nisan 2020 Çarşamba.

“Ya Ali! Berat gecesini fırsat ve ganimet bilin. Çünkü belli bir gecedir. Şabanın 15.gecesidir. Kadir gecesi çok büyük ise de hangi gece olduğu tam belli değildir.Bu gece çok ibadet yapın.Yoksa kıyamet günü çok pişman olursunuz.”

Daha detaylı bilgi için tıklayınız…

EN BÜYÜK İSTİĞFAR: TESBİH NAMAZI

Yorum Bırak

Şâbân-ı Şerîf(1 Şâbân 1441- 25 Mart 2020 Çarşamba)

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Bu (Şâban ayı) Receb ile Ramazan ayları arasında insanların kendisinden gaflet ettikleri bir aydır. Bu, amellerin âlemlerin Rabb’ine arz edildiği bir aydır. Ben amellerimin oruçlu iken arz edilmesini isterim.” (Müsned-i Ahmed)

Şâbân-ı şerîf ayı, Resûlullah (sallallâhü aleyhi ve sellem) Efendimizin ayıdır. Bu îtibarla bu ayda salevât-ı şerîfeye devam etmek lâzımdır. Yine mümkün oldukça istiğfar ve İhlâs-ı şerîf okumalı, teheccüd ve tesbîh namazları kılmalı ve hatm-i enbiyâ yapmalıdır.

Şâbân-ı şerîf ayı şerefli, ulvî, berâta erdirici, ilâhî ihsâna kavuşturucu, müminlere rahmet, kâfirlere gazap olan ve ilâhî nûra nâil eden bir aydır.

Bu ayın birinci gecesinde, yani bu akşam, her rekâtte bir Fâtiha, üç Âyetü’l-Kürsî ile bir tesbih namazı kılınır.

ŞÂBAN AYININ FAZÎLETİ: Resûlullah Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem), Hazret-i Âişe (radıyallâhü anhâ) vâlidemize: “(Nafile oruçlardan) bana en sevimli olan oruç, Şâban ayındakidir. Yâ Âişe! O öyle bir aydır ki sene içinde vefât edeceklerin isimleri bu ayda ölüm meleğine verilir. Ben de ismimin, oruçlu iken yazılıp verilmesini isterim.” buyurdular.

Ümmü Seleme (r. anhâ) vâlidemiz, “Resûlullah (s.a.v.), Ramazan ayından sonra hiçbir ayda Şâban ayındaki kadar oruç tutmamıştır.” buyurmuşlardır.

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) buyurdular:

“Receb Allâhü Teâlâ’nın ayı, Şâban benim ayım, Ramazan ümmetimin ayıdır. Şâban günahlara keffâret (bağışlanmasına sebep) olan aydır, Ramazan ise günahları temizleyen aydır.”

Şâban ayı, hayır kapılarının açılacağı, bereketin indirileceği, hatâların terk edileceği, günahların bağışlanacağı ve yaratılmışların en hayırlısı olan Resûlullâh’a (s.a.v.) çokça salevâtın getirileceği bir aydır.

Müminlerin bu ayda gafletten uyanmaları, geçmişte işledikleri günahlardan dolayı tevbe edip temizlenerek Ramazân-ı şerîf ayına hazırlanmaları gerekir.

Bu ayda Allâhü Teâlâ’ya yalvarıp yakarmalı, Peygamber Efendimizi (s.a.v.) vesîle kılarak Allâh’ın rahmetine yaklaşmaya çalışmalıdır. Bunları sonra yaparım diyerek tehir etmemelidir. Zîrâ dünya üç günden ibârettir:

Biri dündür, geçmiştir; ibret alınacak gündür.

Diğeri bugündür, amel etme günüdür; ganîmet bilip değerlendirmelidir.

Diğeri de yarındır ki bu bir ümittir. Yarına çıkıp çıkamayacağını bilemezsin.

Aylar da böyledir. Receb-i şerîf ayı geçmiştir, tekrar dönmez. Ramazân-ı şerîf ayı gelecektir, fakat ona kavuşup kavuşamayacağını bilemezsin. Şâbân-ı şerîf ayı ise iki ay arasında bir vâsıtadır. Bu ayda ibâdetle meşgul olmayı ganîmet bilmek îcâb eder.

 

Yorum Bırak

Mİ‘RÂC GECESİ’NDE VE GÜNDÜZÜNDE YAPILACAK İBÂDET

Receb-i Şerîf’in 27’nci gecesi  Mi‘râc Gecesi’dir. Yatsı namazından sonra 12 rek’at Hâcet namazı kılınır. Beher rek’atte Fâtiha’dan sonra 10 İhlâs-ı Şerîf okunur. Namaza niyet şöyledir: “Yâ Rabbi, rızâ-yi şerîfin için niyet eyledim namaza. Bu gece yedi kat gökleri ve bütün esrârını göstererek muhabbetin ile müşerref kıldığın sevgili Habîbin Resûl-i Zîşân Efendimiz hürmetine ben âciz kulunu aff-ı ilâhîne, feyz-i ilâhîne ve rızâ-yı ilâhîne mazhar eyle.” Allâhü Ekber

Namazdan sonra:

4 Fâtiha-i Şerîfe,

100 defa, “Sübhânallâhi ve’l-hamdü lillâhi velâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber, Velâ havle velâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm”,

100 İstiğfâr-ı şerîf,

100 Salevât-ı şerîfe okunup duâ edilir.

Bu namaz her rek’atte yüz ihlas okuyarak on rek’at kılınır veya on ihlas okuyarak 100 rek’at kılınırsa; -bunu yerine getiren mü’min bu namazın feyz ve bereketiyle- huzûr-i ilâhiye namaz borçlusu olarak çıkmaz.

Hadîs-i şerîfte, Mi’râc (Receb-i Şerîf’in 27.) gecesinin gününde oruç tutana altmış ay oruç sevâbı yazılacağı va’dedilmiştir. O gün öğle ile ikindi arasında 4 rek’at namaz kılınır. Her rek’atte Fâtiha’dan sonra 5 Âyetü’l-Kürsî, 5 Kul yâ eyyühe’l-kâfirûn, 5 İhlâs-ı Şerîf, 5 Kul eûzü birabbi’l-felak, 5 Kul eûzü birabbi’n-nâs sûreleri okunur. (Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)

Miraç bize ne söyler? tıklayınız…

Yorum Bırak

Mirac Kandili(21 Mart 2020 Cumartesi Akşamı)

 

Mi’rac, Resulullah (s.a.v.) Efendimiz’in hem rûhen hem bedenen,

Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksâ’ya, oradan da yedi kat göklere,

Hz. Allah’ın dilediği makamlara kadar olan seyahatine ve bu seyahat esnasında nail olduğu mucizelerin tamamına verilen isimdir.

Allâh-ü Teâlâ, lütuf ve ihsanıyla şereflendireceği kullarını çeşitli imtihanlardan geçirmiştir. En büyük derecelere nail olan peygamberler de herkesten daha çok sıkıntı-ıstırap ve meşakkatlerle karşılaşmış ve sonunda büyük kurtuluşlar yaşamışlardır.

Resulullah (sas)efendimiz de ; İslam’ı tebliğe başladıktan sonra, Mekke-i Mükerreme’ de en büyük sıkıntılara sabrettiler.

Bilhassa peygamberliğin 10. senesi; 3 yıldır devam eden ablukadan kurtulduklarına sevinecek iken, önce kavmi içerisinde kendisini daima koruyan,kavminin büyüğü, amcası Ebû Tâlib;kısa bir süre  sonra da en büyük tesellisi  Hz. Hatîce annemiz vefat etmişti.

Böyle sıkıntılı bir dönem’de yeni bir inkişaf ümidi ile, İslam’ı tebliğ için gittiği Taif’te ise pek çok fenalıklara maruz kalmış, taşlanmış; artık üzüntüler had safhaya çıkmış, onun için İslam tarihinde bu seneye “i” denmişti.

İşte Mirac, böyle bir dönemde sıkıntıların büyük ferahlıklara çevrileceğinin müjdesi olarak Resulullah (sas)efendimizin Huzur-u İlâhîde muazzam ikram ve iltifatlara nail olmasıdır.

(Diğer taraftan Mirac; Cenabı Hakkın Sevgili Habibini gök ehline, oradaki meleklere tanıtması, Onların da Rasulullah (sas)Efendimizin Risaletini tasdik etmesidir. Bunlar gibi daha bilemediğimiz nice hikmetleri mevcuttur. )

İsra suresinin ilk ayeti kerimesinde Mevla’mız şöyle buyuruyor:

”Noksan sıfatlardan münezzeh olan Hz.ALLAH, en sevgili kulunu bir gecede Mescid-i Haramdan, etrafını bereketlendirdiğimiz Mescidi Aksaya götürdü.

Biz Habibimize bu seyahati, mucizelerimizden bazılarını göstermek için yaptırdık.  Şüphesiz ki O hakkıyla işiten, kemaliyle görendir.”

(Bu ayeti kerime ile anlatılan hususlar ve Mi’rac’ın diğer safhaları;

başta müminin miracı beş vakit namaz olmak üzere Mirac hediyeleri, kitaplarda teferruatı ile anlatılır.

Biz, Müminler olarak Mi’rac mucizesine Ayeti kerime ve hadis-i şeriflerde bildirildiği şekliyle inanıp îman ederiz.)

Efendimiz(sas)in ve bütün ümmetinin sayısız müjdelere kavuştuğu bu kutlu gece; aynı zamanda melekler âlemi için de Allah Resulü ile şereflendikleri müstesna bir gecedir.

Bu sebeple her sene miraç kandili, Melekler âleminde büyük manevi merasimlerle yeniden yaşatılıp ihya edilir.

Bizler de Ümmet-i Muhammed olarak gücümüzün yettiği nisbette programlarımızı bu geceyi ihyâ edecek şekilde düzenlemeliyiz.

Farz ibadetleri cemaatle eda edip(bu sene cemeatle kılamayacağımız için mahzunuz), çokça tevbe istiğfar etmeli, mümkün olduğu kadar nafile ibadetlere de ağırlık vermeli, en büyük istiğfar olan tesbih namazını kılmalı, İslam büyüklerinin bu gecede yapılmasını tavsiye ettikleri bazı hususi ibadetleri de ihmal etmemeliyiz.

(Bu gece yatsı namazından sonra Her rek’atta Fâtihadan sonra 10 ihlâs-ı şerif okunarak 12 rekat hâcet namazı kılınır.)

(Ertesi gün öğle ile ikindi arasında dört rekatlık Teşekkür namazı kılınır.

Her rekatta: Fâtihadan sonra 5 Âyetel kürsi, 5 Kâfirun, 5 İhlâs-ı şerif, 5 Felak,5 Nas sureleri okunur. Sonra dua yapılır.)

(Ayrıca  Mi’rac gecesinden sonraki gün oruç tutmak 60 aylık nafile oruca denk olduğu müjdelenmiştir.)

Bütün dünya, bir virüs sebebi ile sıkıntılı günler geçiriyor. Yarının ne olacağını kimse bilmiyor. Ama biz biliyoruz ki; her şeye hükmeden, her şeye kadir olan Yüce Mevla’mız Mümin kullarının kalpten yaptıkları dua ve niyazları karşılıksız bırakmaz. “Dua müminin silahıdır. Dua gelmiş ve gelecek belalar için de faydalıdır.”Mirac ise; sıkıntıların ferahlığa tebdil edildiği, bizlere İlahi İkramların verildiği bir gecedir. Böyle bir gecede, her türlü müşkilatımızın halli için, gidilecek son merci olan Cenab-ı Hakkın kapısında göz yaşları dökmeli, kulluk vecibelerimizi yeniden gözden geçirmeli, Bu gece yedi kat gökleri ve bütün esrarını göstererek muhabbeti ile şereflendirdiği Sevgili Habibi hürmetine dünya ve ahiret saadetini  kazanmaya çalışmalıyız.

Yorum Bırak
%d blogcu bunu beğendi: