"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kategori: Tevbe ve İstiğfar

Günah İşleyenlerin En Hayırlısı Olabilmek İçin

Kategori: Tevbe ve İstiğfar için tıklayınız…

 

Yorum Bırak

NASIL TEVBE ETMELİ?

“Resûlullah (s.a.v.), Ashâbından bir toplulukla beraberlerken onlara ‘Hakîkî tevbe eden kimdir, bilir misiniz?’ diye sual buyurdular. Onlar “Allah ve Resûlü daha iyi bilir.” dediler.

Buyurdular ki: “Kul, tevbe ettiği zaman hasımlarını da râzı etmiyorsa tevbe etmiş değildir. Kim tevbe eder de elbisesini değiştirmezse tevbe etmiş değildir. Kim tevbe eder de bulunduğu meclisi değiştirmezse tevbe etmiş değildir. Kim tevbe eder de nafakasını ve zînetini değiştirmezse tevbe etmiş değildir. Kim tevbe eder de yatağını ve yastığını genişletmezse tevbe etmiş değildir. Kim tevbe eder de ahlâkını güzelleştirmezse tevbe etmiş değildir. Kim tevbe eder de kalbini ve elini genişletmezse tevbe etmiş değildir.” Sonra da buyurdular ki: “Kişi bu hasletlerden tevbe ettiğinde işte o zaman hakîkaten tevbe etmiş demektir.” Bu hadîs-i şerîf şöyle şerh edilmiştir:

Hasmı râzı etmek demek; onlardan gasp ettiği malı, onlara yaptığı hıyâneti, hileyi, gıybeti veya onların mallarına verdiği zararı iâde ederek, kullandığı kötü ve çirkin sözleri geri alarak onlardan helâllik talep etmek demektir.

Elbiseyi değiştirmek demek; üzerinde bulunan elbise haram kazançtan ise helâliyle, kibir ve gösteriş için giyilmiş bir elbise ise orta halli bir elbise ile değiştirmektir.

Bulunduğu meclisi değiştirmek demek; oyun ve eğlence yerlerini, câhillerin, yalan ve mâlâyanî konuşanların meclisini terk edip âlimlerin, zikir ile meşgul olanların ve sâlih kimselerin meclislerine dâhil olmak, onlarla birlikte hizmet etmekle onların kalplerine girmek demektir.

Nafakasını değiştirmek demek; haramı terk edip helâl olanı kazanmak demektir.

Zînetini değiştirmek demek; evi gereğinden fazla eşya ile donatmayı, ihtiyacından fazla elbise almayı, bir sofrada ihtiyaçtan fazla yiyecek ve içecek bulundurmayı terk etmektir.

Yatağını ve yastığını değiştirmek demek; tembellik, gaflet ve günah işlemek yerine geceleri ibâdet için kalkmak demektir.

Ahlâkını genişletmek demek; şiddetten yumuşak huylu olmaya, darlık göstermekten genişliğe, hırçınlıktan müsâmahalı olmaya dönmek demektir.

Kalbini genişletmek demek; Cenâb-ı Hakk’ın, her hâlükârda rızkını göndereceğine güvenip infakta bulunmak demektir.

Elini genişletmek demek; cömert olmak ve kendi muhtaç olsa bile vermeyi bilmek demektir. (et-Tezkira li’l-Kurtubî)

 

Yorum Bırak

Çekilen Sıkıntıların Def Edilmesi İçin

İstiğfar günahlardan bizleri temizlediği gibi o günahlar sebebi ile çektiğimiz sıkıntıları def eder. Bir gurup insan Hasan-ı Basri Hz.’lerine gelirler.

-Yağmurlarımız yağmıyor derler. O da

“ İstiğfar edin” der.

-Mallarımız telef oluyor derler. Yine

“İstiğfar edin” der.

-Çocuklarımız yaşamıyor çok ölüyor derler yine

“İstiğfar edin” der.

-Bağlarımız bahçelerimiz kurudu, nehirleriz bile kurudu akmıyor derler. Yine

“İstiğfar edin” der. Onlarda

“Ya imam !Bütün şikayetlere istiğfar edin dediniz; başka bir tavsiyeniz olmaz mı ?” deyince Hasan-ı Basri Hz’leri onlara aşağıda manası bulunan Sure-i Nuh’un 10., 11. ve 12. ayetlerini okuyor.

“Dedim ki Rabbinize istiğfar edin. Çünkü o çok bağışlayıcıdır. (İstiğfar edin ki ) size semadan bol ve bereketli yağmurlar indirsin. Ve sizin için mal mülk ve evlatlarınızı çoğaltsın sizin için bağlar bahçeler ihsan etsin ve sizin için ırmaklar akıtsın.”

***

Hazreti Ömer (r.a) Hilafeti zamanında üç defa rahmet duasına çıkmış ve üçünde de istiğfar edip dönmüşlerdi kendisine

“Ya Emiral müminin! Rahmet duası yerine istiğfar ediyorsunuz. Sebebi nedir?” Halife de :

“Cenab-ı Hak af ederse rahmetini ihsan eder.” Buyurmuşlardır.

***

Efendimiz (s.a.v) in bir Hadis-i Şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır.

““Her kim istiğfara devam ederse, Allah-u Teala o kimseyi her darlıktan kurtarır, ferahlığa çıkarır ve ona beklemediği yerden rızık verir.” 1001 Hadis

***

سُبْحَانَ اللّٰهِ وَبِحَمْدِهِ سُبْحَانَ اللّٰهِ الْعَظِيمِ اَسْتَغْفِرُ اللّٰهَ الْعَظِيمَ
وَاَتُوبُ اِلَيْكَ

“Subhanallahi ve bi hamdihi, Subhanallahilazim, Estağfirullahe’l- azim ve etübü ileyk.”

İstiğfarına devam edenler için Efendimiz (s.a.v)

“Kim bu istiğfarı günde 100 defa okursa o kimseyi hayırda kimse geçemez. Ancak onu okuyan başka bir kişi geçebilir.” Mükâfatta eşi ve emsali olmayan fazileti sayılara sığmayan bu tesbih hakkında Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuşlardır.

“İki kelime var ki; lisana hafif, mizanda ağır Allah katında da sevimlidirler. Bunlar “Subhanallahi ve bi hamdihi, Subhanallahilazim” dir.


TEVBE VE İSTİĞFAR Tıklayınız…

EN BÜYÜK İSTİĞFAR: TESBİH NAMAZI VE BU NAMAZDA OKUNAN TESBÎHİN FAZÎLETİ Tıklayınız…

Yorum Bırak
%d blogcu bunu beğendi: